Pazartesi, Aralık 10, 2012

Korkmam Ben Uzun Yoldan...

En iyi yolda yazarım ben aslında, hani böyle iyi yazdığıma dair bir iddiam hiç olmadı ama ben oldu bitti severim içedönük yazmayı... duygularımı anlatmayı, kendimi böyle rahatlatabiliyor gibiyim... gitmeyi sevdiğimden sanırım yola he çıkışımda zihnimde başlıyorum yazmaya... her zaman kalem olmuyor yanımda. Bu yüzden nice kelimelerim kayboldu, ya da itiraf edeyim hadi: unutttum:) anlatmak istediğin, sana ne hissettirdiğini iyi bildiğin rüyayı  unutmak gibi...

Koltuğa kurulmak mı yoksa karmaşıklaşmış, hepsi birbirinin nedeni haline gelmiş duygularmı ayrıştımak istememmi kelimelerimi harekete geçiren, bilinmez...

Karmaşık duygularımın üzerinde hiç durmayacağım zaten ki onlar yeteri kadar kördüğüm ve yorucu...Ama o koltuğa kurulmak var ya... Herşeyi o başlatıyor zaten! ister uçak olsun  ister otobüs... koltukta yayıldıkça kendinle başbaşa kalıyorsun... zaman sana ait oluyor bir anda, ne bir mızıldanma ne işine karışan ne akıl veren... hayatına dair ne varsa düşünmek için bir parantez açıyorsun, tabi parantezin içinde olmak kendine hiç zaman ayıramayan biri için yeteri kadar mutlu edici olsa da yüzleşmek istemediğin endişelerine gülümseyip en azından bir tokalaşmanın vakti gelmiş olduğundan hoş olmayabiliyor... 

Pencereden gördüğün herşey daha da anlamlı oluyor mesela... dün sevgiliyle izlediğim filmde dediği gibi  bu sadece müzikle olmuyor bence.  bir çocuk ya da ay... daha anlamlı olmaya başlıyor...geride bıraktığın çocuğun, kavuşmayı umduğun sevdiceğin, işin gücün... hepsinin sende bıraktığı duyguları, seni neyin beklediğini, endişelerini düşünüyorsun 
 dedim ya
kendine dönüyorsun, duygularına...

ve farkettikçe herşey bıraktığın gibi, korkmuyorsun uzun yoldan


4 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

iyi yolculuklar tatlım :)

resimli günlük dedi ki...

Ay ay ay fotoğraf süper!!

çakıltaş dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
çakıltaş dedi ki...

teşekkürler:))