Cumartesi, Nisan 30, 2011

Nisan'da Bodrum! Süper Fikir...

Hep sevmişimdir  sadece bir sırt çantası ile tatile gitme fikrini. sevmekten öte sanırım ulaşılmaz geldiği için uzaktan göz kırpan cazip bir fikirdi benim için; 'hadi ama bak, sadece iki tişört alsan da olur' diyen. Bunu öğrenciyken bile başaramadım ben ama  otuzumu devirmeden süpriz bir şekilde kendiliğinden oldu! ve tek kelimeyle RAHATLIK:)

Sevgili kocam geldi uzun seyehatinden, kızımızla bir arada hasret giderdik, ev keyfi yaptık, pinekledik, küstük barıştık, kızımızla oyun oynadık, kötü giden hava koşullarına sövdük... sonra dedik ki hadi Bodruma gidelim, millet daha şimdiden denize giriyormuş madem! bir sırt çantası ile ben hazırdım:)  




Bodrum çok güzeldi! ben ilk defa gördüm ne yalan söyleyeyim. Nedense denk gelmemiş şimdiye kadar. Ama gerçekten güzelmiş. Sezon açılmadığı için gayet sakin ve aheste sayılırdı... Hazirandan itiberen yürüyecek yer kalmıyormuş otel işletmecisinin sözüne göre.  Ki kalabalığı, cümbüşü, dım tıs dım tısı hiç sevmediğimizden tam isabetti bizim için! bir sıcak bir serindi hava ama olsundu, hiç dert değildi, denize girme telaşımız yoktu ki zaten...

İlk günümüz de tekne gezisine katıldık, güneşlendik keyif yaptık, sonra rüzgar çıkınca hava serine dönünce teknede bir ben rüzgarın tadını çıkardım:) bikinimin üzerine kazağımı, eşofmanımı, ayaklarıma çoraplarımı geçirerek bu kombinasyonumla hayranlık uyandırdım:) bakışları hiç dert etmedim ışığım yeter diyerek bol bol fotoğraf çektim:)
.

Defne hiç düşmedi dilimizden, alt tarafı bi iki gün başbaşa kalalım dedik ama bilen bilir anlayan anlar, insan çok özlüyor. Hep yaptığı muzurlukları  komiklikleri anlatıp durduk sevgiliyle. Mesela kedilere  miyav değil 'miyaaaaa' diye seslenir bizim tontini:) biz de öyle sevdik gördüğümüz kedileri... sonra en sevimlisinden bi kedi aldık ona, oyuncak ama... gerçek olsa keşke di mi?
.


Sonra kaleyi, su altı müzesini dolaştık. Çok çok beğendik... Hem su altındaki buluntular hem de su yüzüne çıkarılırken gösterilen çabayı sunuşları, çok güzeldi. Kalenin zindanı ise beni çok etkileyen yerdi. Zindan girişinde ki bu yazı 'tanrının olmadığı yer' anlamına geliyor.
.
tüm sokaklarını yürüdük Bodrumun, bol bol konuştuk, en güzeli rakı balık keyfimizi elbette atlamadık, böylece daha çok konuştuk;)
.

Nötrlenmek için iyi zamanmış nisan, hem fiyatlar da şaşırtıcı ucuz oluyormuş:)
...
OH BE, ÖZLEMİŞİM YAZMAYI...

8 yorum:

resimli günlük dedi ki...

Harika bir tatil olmuş,en sevdiğim türünden.İkinci fotoğraftaki miyaaa'ya hayran oldum bir de :)
özlem

çakıltaş dedi ki...

o miyaaa herkesi hayran bıraktı kendine, öyle rahat uyuyordu ki...

tedirginruhcikolatacisi dedi ki...

ben de alaçatıya sırtımdaki çantayla gittim:)bir kaç günde ortaya çıktı herşey. öğrenciliğimden beri de böle:)
bende bodruma hiç gitmedim. gidesim geldi resimlerini görünce:))süperler!
sevgiler...

çakıltaş dedi ki...

git git mutlaka, kalabalıklaşmadan kaçırma...

ruhgezgini dedi ki...

Süper bir kaçamak olmuş işte budur.Uzun uzadıya işlere inat böyle kısacık tatillerin tadı kalır damakta.Hem de en güzel zamanında gidilmiş bodruma e rakı balıkta yapılmış daha ne olsun.Çok sevindim senin adına,darısı başıma demeyi de ihmal etmedim.Sepetteki kediye bayıldım bu arada. Sevgilerimle.

çakıltaş dedi ki...

gerçekten de tadı damağımızda kaldı...

Aybige-Kedi Defteri dedi ki...

Bayıldım bisiklet sepetinde uyuklayan kedi fotoğrafına, eline sağlık. Ege kedisi işte... :)

çakıltaş dedi ki...

bayılırım kedilerin miskin hallerine:)