Çarşamba, Haziran 22, 2011

Bi koşu gidip geldim 9 sene öncesine, çıtır oldum bir an da:)

Bu ara bir çok önemli işlerimi halletmekle uğraştığımdan pek yazamadım. Okulla  ve sağlıkla ilgili işlerim bunlar.

Okul demişken... Pazartesi üniversiteme gittim. Bindim trene, tıkır tıkır... trende yer kapma taktiğimin yıllar sonra bile hala işliyor olmasına ise çok sevindim.
Çünkü koltuğa yayılıp rahat rahat dışarı izlemek (aklımda Teomanın; bir tren camından dünyayı gördüm haline üzüldüm... sözlerini mırıldanarak), kitap okumak, biraz uyuklamak olmazsa hiç çekilmez! o nedenle hangi vagona binmem gerektiğini, treni hangi noktada beklemem gerektiğini iyi bilirim:)) baktın olmadı bin otobüse daha iyi, çekilmez o yol...

Neyse ki ben tüm bu ritüellerimin hepsini uygulayabildim yeniden.

Okulumu kucaklamak istedim. Okulumu severdim zaten ama daha da sevdim ve çok kıskandım. Kampüs daha güzel olmuş ki bizim zamanımızda(!) birçoğu inşaat halindeydi ya da bakımsızdı, ama şimdi daha güzel ve daha önemlisi öğrenci işleri öyle sistemliydi ki tüm bunlardan faydalananları kıskandım açıkçası.

Ne yana baksam çıtır kızlar delikanlılar... Ben de 9 sene öncesine döndüm ve aylak aylak kampüste gezinme moduna girdim. Havayı çektim içime, göl manzarasını işledim gözlerime;  Çok iyi geldi bana, özlemişim öğrenciliğimi...

.
Sağlıkla ilgili işlerimden hiç bahsetmeyeyim. Bi de bana hep ihmalkar olduğum söylenir ama işte biliyorum ben başıma gelecekleri de ondan sevmiyorum doktoru hastaneyi... Bişey için gidiyorum başka bi şey daha çıkıyor. Dert bi dert! Neyse kötü sonuç alırsam yazarım nasılsa, iç dökmem gerekebilir;)

.
Defne'ye hergün tatil, hergün bahçe! Gittiğimiz herhangi bir yer kesmiyor hanımefendiyi. ille de bahçe de kum havuzu keyfi yapacak. Öyle de keyif alıyor ki cidden ama bir de üstünden başından çıkan kumları hiç sormayın! Defne'nin aksine bir türlü tatil havasına giremeyen benim, tatil yerleri bakmıyorum mesela. Bırakın tatili havuza bile bi türlü gidemiyorum. Her ay tıkır tıkır para sayıyorum halbuki, ama pilatesi de havuzu da aksatıyorum. çok kızıyorum aslında kendime.


 

.

Ama ne havasına girdim biliyor musunuz? Çeyiz hazırlığına başladım:)))Zaten burada da yeşil ışık yakmışım.  Evet ikinci çeyiz dönemim! Ankaraya hazırlık! Aman nasıl zevk alıyorum tekrar, bilemezsiniz. Gelinlik kızlar gibiyim:P  Neler aldığımı da yazarım da aslında, sevgilime süpriz olsun istiyorum.;)



6 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

iyi düşün iyi olsun, bizimle dertleşmek zorunda kalma. Gelinlik kız gibi hissetmek güzel olsa gerek, acık kilo versem yaşıma başıma bakmayıp ben de çıtır hissedeceğim kendimi :P

çakıltaş dedi ki...

o kilolar bende de var hemde sezeryan göbeklisinden ama biraz salaş tişört biraz kampüs havası yetiyor çıtır hissetmeye öğrenciliği birşekilde sürdürmek gerekirdi diye düşündüm aylak aylak dolaşıp gençleri süzerken. keşke yarıda bırakmasaymışım:)

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

umarım doktordan güzel haberler verirsin.
sağlık gibisi yok ama hasta olana kadarda hiç önemi yok :(

içimizdeki karnaval dedi ki...

süper bir mod üniversite modu.Bir daha yaşamak isterdim , ne yalan söyleyeyim...
Çocukların hepisi kum ve su meraklısı anladım...Enerjilerini atıyorlar orada herhalde...Minik afacanın gülüşüne kurban , maşallah çok güzel çıkmış...

Sihirli Günce dedi ki...

Ne güzel anlatmışsın yol hikayeni:))Hastalığın umarım ciddi değildir ve çeyizini merak ediyorum:))))

çakıltaş dedi ki...

bahar; öyle de işte bonusları olmasa daha iyi olurdu:)

içimizdeki karnaval; öğrenciliği hiç bırakmamayı isterdim ben de. bi ucucundan tutabilmeyi umdum tüm gün. teşekkür ederim. bu arada 'içimizdeki karnaval' harika bi isim...

sihirli günce; beğenmene sevindim canım. ben de umuyorum ki ciddi olmasın, daha biyopsi yapılacak:) çeyizimi göstermek için bende tutuşuyorum aslında. Biri geldiğinde bize hemen açıp gösteriyorum 20lik kızlar gibi. annem utanıyor sanırım benden, koca koca açıyor gözlerini:)